kanatlarım var....
Eğer bana ne olmak istediğimi sorsalardı, bir kuş olmak istediğimi söylerdim; özgürlük timsali bir kuş. Açtın mı kanadını okyanusları aşacaksın. Tehlikeler seni bekleyecek belki, bir avcı tarafından vurulmak gibi. Yağmurlu günlerde üşüyeceksin belki, karda titreyeceksin. Ama olsun, yağmuru dert etmem, ben yağmuru severim zaten. Açtım mı kanadımı, dünyanın öbür ucuna varmalıyım. Bir ağaç olmak ister miydim bilmem. Belki evet, hani gelen geçene gölgemi sunayım diye ya da meyvemi vereyim diye etraftakilere. Ama hep aynı yerde kalmak beni sıkar mıydı acaba? Bir yıldız olmak istemezdim sanırım. Parlamak güzel ama o parlaklığın ardında yatan yalnızlık ve karanlık yok mu? Güneşin seni yok etmesi yok mu? Gökyüzü olabilir miydim acaba? Masmavi ve içinde bulutları barındıran ve her şeyi… Engin, sonsuz… Ama siyah bulutlar yüzünden kararmak istemezdim ya da bütün bir kış ağlayıp yaz mevsimi boyunca gülmek… Susuz ve çorak topraklara su vermek güzel olacaktı ama ya bir gün dökecek gözaşım kalmazsa? Gelen geçeni olmayan terkedilmiş bir köyün birkaç evinden birinin karanlık mahzeninde soğuk taşlar arasında güneşi bekleyen bir çiçek olabilir miydim ki? Peki ya hiç doğmazsa güneş? Ya kimse aralamazsa o kapıyı ve karşımda toz içinde kaybolmuş aynadan bir daha kendime bakmazsam? Denizde yaşayan bir canlı olsam desem, boğulabilirim okyanusların derinliğinde. Küçük bir böcek olsam otların arasında, ezilebilirim. Yok yok, ben kuş olabilirim ancak. Vurulabilirim, evet, bir kör kurşun tarafından ama hiç olmazsa beni başka yerlere taşıyacak kanatlarım var. Üstünde bütün sevgimi ve sıcaklığımı taşıdığım insanlar için, kanatlarım var. Evet, ben bir kuş olmalıyım, bir martı, özgür bir kuş… Denizler benden sorulmalı, bense…!
(alıntı) ******>******> |