ELLERİ CEBİNDE GİTMEK AŞKTAN
Ne kolay görünür elleri cebinde gitmek aşktan ıslıkların ezgisiyle silik, kalmaz kadarı yalnızlığın; Istanbul’da güftesiz bir gece gibi dolaşır sokaklarında bir sazende gibi kaldırımlarda lambalara soyunuk raksı iki elim ceplerimde gezinir yalın ayak yalnızlığın kadarı haberli olmuş kara bulutların ikinci el aşklara mükellef şarkısı, iki elim ceplerimde gezinir baksam baksam, neden görünmez gibi durur insanlar tel örgüsüyle göğüslere inip kalınca kösnül bir sancı baksam; nedir, kuru dudaklarına gözyaşını siler aynaları? Kadarı yok bu yalnızlığın, tüm dokunuşları cebimde tek kalmış mezar taşlarında soğuk bir eğlencedir ürperme sinsi karanlıktaki köşegenlere pısıvermiş çıplak ışıklar, pencerelere: her ağız, bir tutam da olsa köz ambarı göz koymuş boşluğunda oynaşan bir kıvılcımı neden ateş almasam kurur sol yarımda bir yaprak? İki elim ceplerimde kadarı yok bu yalnızlığın, uyanınca gündüzün fenerleri son bulacak, bildiğim tüm yüzler yanık bırakılacak sazende, ıslıkların fotoğrafında yorulacak mızraplar: ırmaklardan bir bestedir, muskadır yanağıma ceplerim, bırakmaz ellerimi; alışılmışa gebedir ıslaklıklar sızıya rast getirilen bir tutkuya ateşler kurbandır yağmurla yanışlar, neden salınır Istanbul, ince ıslık dolu gölgede; buram buramdır da bestesiz, küfreder toprağın kokusu ilk elden avuçlanmış ceplerim, aklanmaz ardımda sazende nedir aşkı yazmasam kurur gibi durur, yalnızlığında bir yaprak!
M. Mustafa USLU |